Ana içeriğe atla

Hakem 'major revizyon' verdi: Ne yapmalıyım?

"Major revision", Türkçeye “büyük düzeltme”, “kapsamlı revizyon” ya da “önemli değişiklikler gerekli” gibi çevrilebilir.

İlk anda insanda şu duyguyu uyandırabilir:

“Demek ki makale çok kötü…”

“Bu kadar eleştiriden sonra zaten kabul edilmez…”

“Baştan mı yazacağız?”

Oysa major revision, çoğu zaman ret değildir.

Ama kabul de değildir.

Daha doğru ifade etmek gerekirse editör ve hakemler size şunu söylüyordur:

“Bu çalışmada yayınlanabilir bir potansiyel görüyoruz; ancak mevcut haliyle yayımlanmasını uygun bulmuyoruz. Önemli sorunların giderilmesi gerekiyor.”

Bu yüzden major revision geldiğinde yapılması gereken ilk şey moral bozmak değil, dosyanın neden major revision aldığını doğru anlamaktır.

ÖNCE KARARI DEĞİL, GEREKÇESİNİ OKUYUN

“Major revision” aynı başlık altında çok farklı durumları barındırabilir.

Bazen hakemler yalnızca:

  • kuramsal çerçevenin güçlendirilmesini,
  • birkaç ek kaynak kullanılmasını,
  • analizlerin daha açık raporlanmasını,
  • tartışmanın genişletilmesini

istemiş olabilir.

Bazen ise sorun çok daha temeldir:

  • araştırma soruları yeterince açık değildir,
  • yöntem araştırma sorularını karşılamıyordur,
  • örneklem gerekçelendirilmemiştir,
  • geçerlik ya da güvenirlik sorunları vardır,
  • analiz yetersizdir,
  • sonuçlar verilerin izin verdiğinden daha güçlü yorumlanmıştır,
  • çalışmanın özgün katkısı ortaya konulamamıştır.

Her ikisinin üzerinde de “major revision” yazabilir.

Bu yüzden ilk sorumuz:

“Kaç düzeltme istenmiş?”

olmamalıdır.

Asıl soru şudur:

“Hakemler makalenin hangi temel sorunlarını görmüş?”

On madde biçimsel düzeltme, bazen bir tane yöntem eleştirisinden daha kolay çözülebilir.

ELEŞTİRİLERİ HEMEN CEVAPLAMAYA ÇALIŞMAYIN

Hakem raporunu ilk okuduğumuzda savunmaya geçmek çok insani bir tepki.

“Bunu zaten yazmıştık.”

“Hakem anlamamış.”

“Bu söylediği bizim çalışmamızla ilgili değil.”

“Bunu yaparsak makalenin bütün yapısı bozulur.”

Bazen haklı da olabiliriz.

Ama raporu ilk okuduğumuz anda vereceğimiz tepki ile birkaç saat ya da bir gün sonra vereceğimiz değerlendirme aynı olmayabilir.

Bu nedenle ilk okumada cevap yazmak yerine hakem görüşlerini sınıflandırmayı daha doğru buluyorum.

Örneğin eleştirileri şu başlıklar altında toplayabiliriz:

  • Kuramsal sorunlar
  • Araştırma soruları ve hipotezler
  • Yöntem
  • Veri ve analiz
  • Bulgular
  • Tartışma ve sonuç
  • Kaynaklar
  • Dil, biçim ve sunum

Böyle yaptığınızda dağınık görünen hakem raporu bir anda yönetilebilir hale gelir.

HER HAKEM TALEBİ AYNI AĞIRLIKTA DEĞİLDİR

Şimdi ikinci bir ayrım yapmak gerekir.

Hakem yorumlarının bazıları:

zorunlu, bazıları önemli, bazıları ise daha çok öneri niteliğinde olabilir.

Örneğin:

“Örneklem seçiminin nasıl yapıldığı açıklanmamıştır.”

Bu ciddi bir yöntem sorunudur.

Ama:

“Bu konuda X yazarın çalışmasına da bakılabilir.”

daha farklı ağırlıkta bir taleptir.

Dolayısıyla revizyonu yalnızca hakem raporundaki sırayı takip ederek yapmak yerine, önce makalenin bilimsel bütünlüğünü etkileyen eleştirileri çözmek daha doğru olabilir.

Ben özellikle şu dört alanı önce kontrol etmeyi öneririm:

  • Araştırma problemi ve sorular
  • Yöntem
  • Analiz
  • Sonuçların verilerle uyumu

Çünkü bunlardan birindeki temel sorun giderilmeden yapılacak dil veya kaynakça düzeltmelerinin çok fazla anlamı olmayabilir.

HAKEMİ MEMNUN ETMEYE DEĞİL, MAKALEYİ GÜÇLENDİRMEYE ÇALIŞIN

Revizyon sürecindeki en önemli zihinsel değişikliklerden biri bu olabilir.

Amaç:

“Hakem ne dediyse yapalım.”

olmamalıdır.

Amaç: “Hakemin işaret ettiği problemi bilimsel olarak nasıl çözebiliriz?” olmalıdır.

İkisi arasında önemli fark var.

Hakem: 

“Kuramsal çerçeve yetersiz.”

diyebilir.

Çözüm yalnızca üç sayfa yeni kaynak eklemek değildir.

Asıl sorun belki araştırma sorularının kuramsal çerçeveyle ilişkisinin kurulamamış olmasıdır.

Hakem:

“Yöntem yeterince açık değil.”

diyebilir.

Çözüm yöntem bölümünü iki kat uzatmak değildir.

Belki örneklem seçimini, veri toplama sürecini veya analiz adımlarını birkaç net cümleyle açıklamak yeterlidir.

Revizyonda mesele metni büyütmek değil, belirsizliği azaltmaktır.

HAKEM HAKLI MI?

Bazen hakem açıkça haklıdır.

Eksik vardır.

Düzeltiriz.

Ama bazen görüşüne katılmayabiliriz.

Burada araştırmacıların iki uç tepki gösterdiğini görüyorum.

Birinci grup:

“Ne derse yapalım, yeter ki kabul edilsin.”

İkinci grup:

“Hakem konuyu anlamamış.”

İkisi de sorunlu olabilir.

Hakem önerisine katılmıyorsak bunu gerekçesiyle açıklayabiliriz.

Örneğin:

“Hakemin bu önerisi dikkatle değerlendirilmiştir. Ancak önerilen analizin mevcut araştırma tasarımı ve veri yapısı açısından uygun olmadığı düşünülmüştür. Bunun yerine…”

şeklinde bilimsel bir gerekçe sunabiliriz.

Yani hakeme:

“Hayır.”

demek mümkündür.

Ama yalnızca:

“Katılmıyoruz.”

demek çoğu zaman yeterli değildir.

Hakeme karşı çıkmanın yolu da bilimsel gerekçeden geçer.

“HAKEM ANLAMAMIŞ” DİYORSANIZ BİR KEZ DAHA DÜŞÜNÜN

Bazen gerçekten hakem yanlış okuyabilir.

Ama şu ihtimali de göz önünde bulundurmak gerekir:

Belki de biz yeterince açık yazmamışızdır.

Hakem:

“Araştırmanın amacı belli değil.”

diyorsa ve biz:

“Nasıl belli değil? İkinci sayfada yazıyor.”

diyorsak mesele yalnızca amacın metinde bulunması olmayabilir.

Belki amaç açık değildir.

Belki araştırma sorularıyla uyumlu değildir.

Belki metnin içinde kaybolmuştur.

Bu nedenle revizyon sürecinde kendimize şu soruyu sormamız yararlı olabilir:

“Hakemin böyle anlamasına benim metnim nasıl izin verdi?”

Bu soru bazen hakemin talebinden daha değerli bir düzeltmeye götürür.

CEVAP MEKTUBU EN AZ MAKALE KADAR ÖNEMLİDİR

Revizyonu yaptınız.

Dosyayı yükleyip gönderiyor musunuz?

Henüz değil.

Çoğu dergide revizyonla birlikte bir Response to Reviewers, yani hakemlere yanıt dosyası hazırlanması gerekir.

Bence bu dosya yalnızca idari bir belge değildir.

Editör ve hakem açısından şu sorunun cevabıdır:

“Yazarlar bizim görüşlerimizi gerçekten dikkate almış mı?”

İyi bir yanıt dosyasında her hakem görüşü ayrı ayrı ele alınmalıdır.

Örneğin:

Hakem 1 – Yorum 3:
“Örneklem seçiminin gerekçesi yeterince açıklanmamıştır.”

Yanıt:
“Bu önemli değerlendirme için teşekkür ederiz. Hakemin önerisi doğrultusunda örneklem seçim ölçütleri yöntem bölümünde ayrıntılandırılmıştır. İlgili açıklamalar 8. sayfa, 214–228. satırlar arasına eklenmiştir.”

Bu kadar.

Uzun savunmalar yapmaya her zaman gerek yok.

Temel mantık:

  • Hakem ne dedi?
  • Biz ne yaptık?
  • Nerede yaptık?

“DÜZELTİLDİ” DEMEK YETERLİ Mİ?

Genellikle hayır.

Hakem:

“Kuramsal çerçeve güçlendirilmelidir.”

dediğinde:

“Düzeltildi.”

yazmak zayıf bir yanıttır.

Ne düzeltildi?

Hangi kaynaklar eklendi?

Hangi argüman geliştirildi?

Araştırmanın hangi bölümüne yansıdı?

Yanıt mektubu, yapılan değişikliği hakemin yeniden bütün makaleyi aramak zorunda kalmadan görebileceği kadar açık olmalıdır.

Bu nedenle mümkünse:

  • sayfa,
  • paragraf,
  • satır numarası,
  • bölüm başlığı

belirtilmelidir.

BİR HAKEMİN İSTEDİĞİ DİĞERİNİN İSTEDİĞİYLE ÇELİŞİRSE?

Bu da oldukça sık karşılaşılan bir durum.

Hakemlerden biri:

“Literatür bölümü kısaltılmalı.”

der.

Diğeri:

“Kuramsal tartışma genişletilmeli.”

diyebilir.

Ya da biri:

“Bu analiz mutlaka yapılmalı.”

derken diğeri mevcut analizi yeterli bulabilir.

Burada iki hakemi aynı anda memnun etmeye çalışarak metni yamalı bir bohçaya çevirmemek gerekir.

Önce şu soruyu sorun:

Bilimsel olarak en doğru çözüm hangisi?

Sonra editörün karar mektubuna bakın.

Çünkü son karar hakemlerden çok editöre aittir.

Çelişki çözülemiyorsa yanıt mektubunda bunu açıkça belirtmek mümkündür:

“Hakem 1’in önerisi doğrultusunda kuramsal tartışmanın güçlendirilmesi gerektiği değerlendirilmiş; ancak Hakem 2’nin metnin kısaltılması yönündeki görüşü de dikkate alınarak tekrar eden bölümler çıkarılmış ve kuramsal açıklama daha odaklı biçimde yeniden yapılandırılmıştır.”

Böylece yalnızca istekleri uygulamamış, editoryal bir karar vermiş olursunuz.

REVİZYON YAPARKEN MAKALEYİ BOZMAYIN

Bazen revizyon sırasında ilginç bir şey olur.

Başlangıçta tutarlı olan makale, hakemlerin her önerisine ayrı ayrı yanıt vermeye çalışırken dağılmaya başlar.

  • Yeni bir kuram eklenir.
  • Yeni değişken eklenir.
  • Yeni analiz yapılır.
  • Yeni bir tartışma açılır.

Sonra araştırmanın başlangıçtaki amacıyla son hali arasında mesafe oluşur.

Bu yüzden her önemli değişiklikten sonra şu zinciri yeniden kontrol etmek gerekir:

Problem → amaç → araştırma sorusu/hipotez → yöntem → analiz → bulgu → sonuç

Bir halkayı değiştirdiğinizde diğerlerinin de etkilenip etkilenmediğine bakın.

Örneğin yeni bir araştırma sorusu eklediyseniz:

  • Bu sorunun verisi var mı?
  • Analizi yapılmış mı?
  • Bulgularda cevaplanıyor mu?
  • Tartışmada yorumlanıyor mu?
  • Sonuçta karşılığı var mı?

Revizyon yalnızca ekleme işlemi değildir.

Tutarlılığı yeniden kurma işlemidir.

REVİZYON İÇİN KÜÇÜK BİR ÇALIŞMA TABLOSU HAZIRLAYIN

Özellikle uzun hakem raporlarında basit bir tablo oldukça işe yarar:

Hakem görüşüSorunun türüYapılacak işlemMetindeki yeriDurum
Kuramsal katkı açık değilKuramsalKatkı paragrafı yeniden yazılacakGirişTamamlandı
Örneklem gerekçesi eksikYöntemSeçim ölçütleri açıklanacakYöntemTamamlandı
Ek analiz önerisiAnalizUygunluğu değerlendirilecekBulgularİnceleniyor
Sonuçlar fazla genellenmişYorumİddialar sınırlandırılacakTartışmaTamamlandı

Böyle bir tablo özellikle iki veya üç hakemden onlarca görüş geldiğinde hiçbir eleştirinin unutulmamasını sağlar.

GÖNDERMEDEN ÖNCE SON BİR KONTROL

Revizyon bittikten sonra hemen yüklemeyin.

Mümkünse makaleyi bir kez daha hakemin gözüyle okuyun.

Şu sorulara bakın:

  • Bütün hakem görüşlerine cevap verildi mi?
  • Yapıldığı söylenen bütün değişiklikler gerçekten metinde var mı?
  • Yanıt mektubundaki sayfa ve satır numaraları doğru mu?
  • Yeni eklenen kaynaklar kaynakçada yer alıyor mu?
  • Çıkarılan kaynakların kaynakça kayıtları silindi mi?
  • Yeni analizler yöntem bölümünde açıklanmış mı?
  • Yeni bulgular tartışmaya yansıtılmış mı?
  • Revizyon sırasında özet ve sonuç güncellenmesi gereken yerlerde güncellendi mi?

Bir de editörün istediği dosya biçimlerini kontrol edin.

Bazı dergiler temiz makale ile değişiklikleri gösteren dosyayı ayrı ayrı ister.

MAJOR REVISION SONRASINDA KABUL GARANTİ Mİ?

Hayır.

Bunu da açık söylemek gerekir.

Kapsamlı revizyon yapmış olmak makalenin kabul edileceği anlamına gelmez.

Hakemler ikinci turda:

  • düzeltmeleri yeterli bulabilir,
  • yeni küçük düzeltmeler isteyebilir,
  • yeniden major revision verebilir,
  • bazı temel sorunların çözülemediğini düşünerek ret önerebilir.

Ancak güçlü bir major revision kararının önemli tarafı şudur:

Dergi kapıyı henüz kapatmamıştır.

Size makaleyi yeniden kurma fırsatı vermiştir.

Bu fırsatın ne kadar iyi değerlendirileceğini ise büyük ölçüde hazırladığınız revizyon belirler.

SON SÖZ

Major revision geldiğinde önce kırmızı işaretlerin sayısına bakmayın.

Hakemlerin makaleniz hakkında söylediği temel şeyi anlamaya çalışın.

  • Sorun nerede?
  • Bu sorun gerçekten var mı?
  • Varsa bilimsel olarak nasıl çözülür?
  • Yaptığım düzeltme makalenin diğer bölümlerini nasıl etkiler?
  • Ve bütün bunları hakeme açık biçimde nasıl anlatırım?

İyi bir revizyon yalnızca hakemlerin istediği cümleleri metne eklemek değildir.

Bazen araştırma sorusunu yeniden düşünmektir.

Bazen yöntemi daha açık hâle getirmektir.

Bazen fazla iddialı bir sonucu sınırlandırmaktır.

Bazen de hakeme neden katılmadığınızı bilimsel olarak gösterebilmektir.

Kısacası:

Major revision, makaleyi savunma sınavı değil; makaleyi yeniden ve daha eleştirel bir gözle okuma fırsatıdır.

Doğru kullanıldığında hakem raporu, çalışmanıza dışarıdan verilmiş ayrıntılı bir editörlük ve bilimsel değerlendirme hizmetine dönüşebilir.

AKADEMİK PUSULA, araştırma probleminizi geliştirmekten yöntem ve analiz planlamasına, proje ve makale hazırlığından yayın sürecine kadar akademik çalışmalarınızda desteğe ihtiyaç duyuyorsanız, bilimsel ve etik ilkeler çerçevesinde uzmanlık düzeyinde danışmanlık ve eğitim desteği sunar. 

Çalışmanızı kısaca paylaşmak ve uygun destek seçenekleri hakkında bilgi almak için İletişim sayfamızı ziyaret edebilir, Başvuru ve Ön Görüşme formumuzu doldurabilirsiniz.



Bu blogdaki popüler yayınlar

Tez yazarken en sık yapılan 10 hata nedir?

TEZ YAZIMI , lisansüstü eğitimin en önemli aşamalarından biridir. Ancak tez süreci yalnızca “uzun bir metin yazma” işi değildir. İyi bir tez; doğru seçilmiş bir konuya, açık bir problem cümlesine, tutarlı bir yönteme, güvenilir verilere, düzenli bir literatür taramasına, etik kaynak kullanımına ve akademik raporlama becerisine dayanır. Bu nedenle tez sürecinde yapılan küçük gibi görünen hatalar, ilerleyen aşamalarda ciddi yöntemsel, yazımsal ve akademik sorunlara yol açabilir. Aşağıda tez yazım sürecinde en sık karşılaşılan 10 temel hata ve bu hatalardan kaçınmak için dikkat edilmesi gereken noktalar yer almaktadır.

Tez, makale, proje ve yayın süreçlerinde bilimsel ve etik rehberlik

AKADEMİK çalışmanızın hangi aşamada olduğunu ve nasıl bir desteğe ihtiyaç duyduğunuzu bizimle paylaşabilirsiniz. AKADEMİK PUSULA; tez, makale, proje, veri analizi, akademik yazım ve yayın süreçlerinde etik, bilimsel ve teknik rehberlik sunar. Sizin yerinize yazmaz; kendi akademik çalışmanızı daha güçlü, daha tutarlı ve daha bilimsel biçimde geliştirmenize yardımcı olur. Tezden makaleye, veriden rapora, fikirden yayına uzanan akademik yolculuğunuzda doğru yöntem, güvenilir analiz, güçlü yazım ve etik akademik üretim için AKADEMİK PUSULA yanınızda. Tez, makale, proje ve yayın süreçlerinde bilimsel rehberlik Akademik çalışma; doğru soruyu sormayı, uygun yöntemi seçmeyi, güvenilir verilerle ilerlemeyi, kaynakları etik biçimde kullanmayı ve bütün bunları bilimsel bir dille raporlamayı gerektirir. AKADEMİK PUSULA, tez, makale, proje, akademik yazım, veri analizi ve yayın süreçlerinde öğrencilere, araştırmacılara, akademisyenlere ve kurumlara etik, bilimsel ve teknik rehberlik sunmak am...

Problem cümlesi nasıl yazılır, nasıl yazılmaz?

AKADEMİK bir çalışmanın en kritik bölümlerinden biri problem cümlesidir . Çünkü problem cümlesi, araştırmanın neyi konu edindiğini, hangi soruna odaklandığını ve hangi temel soruya yanıt aradığını gösterir. Bir tez, makale veya proje çalışmasında konu ilgi çekici olabilir; literatür geniş olabilir; veri toplama aracı hazır olabilir. Ancak problem cümlesi net değilse, araştırmanın yönü de netleşmez. Bu nedenle iyi bir akademik çalışma, çoğu zaman iyi kurulmuş bir problem cümlesiyle başlar. Problem Cümlesi Nedir? Problem cümlesi, araştırmanın temel meselesini açık, sınırlandırılmış ve araştırılabilir biçimde ifade eden cümledir. Başka bir ifadeyle problem cümlesi, araştırmanın “neyi anlamaya, açıklamaya, ölçmeye, karşılaştırmaya veya çözümlemeye çalıştığını” gösterir. Problem cümlesi yalnızca bir konu başlığı değildir. Örneğin:  “Sosyal medya kullanımı” bir konu başlığıdır. Ancak bu ifade tek başına problem cümlesi değildir. Çünkü hangi sosyal medya platformundan, hangi kullanıcı gr...

İntihal nedir, ne değildir?

İNTİHAL, yalnızca başka bir kişinin yazdığı metni kopyalayıp kendi adıyla yayımlamak değildir. Bir düşüncenin, bilginin, yöntemin, görselin, verinin ya da özgün ifadenin kaynağını açıkça göstermeden kullanılması da intihal kapsamında değerlendirilebilir. Akademik çalışmalarda temel ilke şudur:  Size ait olmayan her özgün fikir, bilgi, ifade, veri ve materyalin kaynağı uygun biçimde belirtilmelidir. Ancak bir metinde benzerlik bulunması, o metnin mutlaka intihal içerdiği anlamına gelmez. Aynı şekilde benzerlik oranının düşük olması da çalışmanın etik açıdan tamamen sorunsuz olduğunu garanti etmez. Bu nedenle intihal değerlendirmesi yalnızca bir yüzdeye değil; metnin nasıl yazıldığına, kaynakların nasıl kullanıldığına ve benzerliğin niteliğine dayanmalıdır. İntihal Nedir? İntihal; başka bir kişiye ait düşünceyi, ifadeyi, veriyi veya ürünü, gerekli atıfı yapmadan ya da kaynağı yanıltıcı biçimde göstererek kendine aitmiş gibi sunmaktır. İntihal kasıtlı olarak yapılabileceği gibi k...

SPSS çıktısı nasıl araştırma bulgularına dönüştürülür?

SPSS çıktısı, programın analiz sonucunda ürettiği teknik tablodur. Akademik bulgu ise bu teknik sonucun araştırma amacı doğrultusunda anlamlandırılmış ve raporlanmış halidir. Örneğin SPSS size şu bilgileri verebilir: Ortalama, Standart sapma, Frekans, Yüzde, t değeri, Ki-kare değeri, Korelasyon katsayısı, Faktör yükleri vs. Ancak akademik metinde bunların yalnızca yan yana verilmesi yeterli değildir. Araştırmacı şu sorulara yanıt vermelidir: Bu analiz hangi araştırma sorusu için yapıldı? Hangi değişkenler karşılaştırıldı? Sonuç anlamlı mı? Anlamlıysa bu ne anlama geliyor? Anlamlı değilse nasıl ifade edilmeli? Bulgular araştırma amacıyla nasıl ilişkilendirilmeli? Tablo okuyucuya ne göstermektedir? Bu sonuç literatürle nasıl tartışılabilir? SPSS çıktısını akademik bulguya dönüştürmek, tam olarak bu sorulara yanıt verebilme becerisidir. 1. Önce Araştırma Sorunuzu Netleştirin SPSS analizi yapmadan önce şu soru yanıtlanmalıdır:  Bu analiz hangi araştırma sorusuna veya hipoteze yanıt ver...